Tepeköy Mahallesi. 4550 sokak. No:11. Kat:3 Daire:10 Torbalı / İZMİR

Anksiyete nedir ?

anksiyete nedir anksiyete bozukluğu anksiyete belirtileri anksiyete sebepleri anksiyete tedavisi

Bu yazımızda Anksiyete nedir ? Anksiyete bozukluğu ? Anksiyete sebepleri ? Anksiyete belirtileri ? Anksiyete tedavisi ? Anksiyete ‘ye ne iyi gelir ? gibi konulara değineceğiz. Dilerseniz anksiyete ile ilgili terapi hizmeti için ” İLETİŞİM ” sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz. Bizimle ilgili daha detaylı bilgi almak isterseniz ” HAKKIMIZDA ” sayfamıza göz atabilirsiniz. ” DANIŞAN YORUMLARI ” da bizimle ilgili fikir sahibi olmanıza yardımcı olacaktır. 

Aşağıda yazımızın konu başlıklarını bulabilirsiniz.

  • Anksiyete nedir?
  • Anksiyete bozukluğu nedir?
  • Anksiyete belirtileri?
  • Anksiyete tedavisi
  • Anksiyete sebepleri
  • Anksiyete ‘ye ne iyi gelir?

Anksiyete nedir?

Anksiyete (Kaygı) bozukluğu günümüzde çok sık karşılaşmakta olduğumuz bir psikolojik problemdir. Günlük hayatımızda bazen anksiyete yaşamamız olağan bir durumdur. Bu durumu farklı isimler ile adlandırsak dahi ( endişe , panik , korku , telaş , evham , vesvese , kaygı ) aslında hepsi aynı durumdan bahsetmektedir. Hayatımızda yaşayabileceğimiz bazı ekonomik ya da manevi konuda olumsuz olaylar yaşadığımızda kaygılanabiliriz. Olumsuz olan olaya karşı bu tepkiyi vermemiz aslında kendimizi savunma ve koruma mekanizmamızdır ve olması gereken doğal bir tepkidir. Ancak bu durum normal olsa da anksiyete ‘nin seviyesi yüksek ise veya var olan durumdaki tehlike algılamamız bozulmuş ise buna anksiyete bozukluğu diyebiliriz. Böyle bir durumda kişinin kendisi başa çıkamıyor ise psikolojik destek gerekli olabilir.

Kısacası anksiyete ve anksiyete bozukluğu arasında bir fark vardır. Anksiyete sağlıklı ve normal bir durum iken anksiyete bozukluğu müdahale gerektiren psikolojik bir problemdir. İkisi arasındaki farktan yazımızın devamında bahsedeceğiz.

Anksiyete bozukluğu nedir?

Anksiyete bozukluğu ise daha önce de bahsettiğimiz gibi kaygı seviyemizin normalin üstüne çıkması veya olmayan bir tehlike durumunun varlığına inanmamız olarak tanımlayabiliriz. Aynı zamanda bedensel tepkilerin de görüldüğü, nedensiz bir tedirginlik ve korku hali olarak da tanımlanabilir. Anksiyete bozukluğunun farklı türleri bulunmaktadır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz.

  • Panik Bozukluk.
  • Sosyal Fobi.
  • Yaygın Anksiyete Bozukluğu.
  • Seçici Konuşmazlık.
  • Akut Stres Bozukluğu .
  • Travma Sonrası Stres Bozukluğu.
  • Özgül Fobi .
  • Agorafobi .

Yukarıda belirttiğimiz anksiyetenin her bir türü ile ilgili bilgileri yakında sitemizde bulabileceksiniz.

Anksiyete belirtileri

Anksiyetenin çok genel olan ve belirgin özellikleri bulunmaktadır. Anksiyete belirtileri olduğunda bunu kendinizde gözlemleyebilmeniz için aşağıda bazılarından ( en sık görülen) bahsedeceğiz.

  • Huzursuz , gergin sıkıntılı veya panik halinde hissetme.
  • Baş ağrısı veya baş dönmesi.
  • Kötü bir şey olacak ihtimalinin düşüncesi yada buna inanma durumu.
  • Endişe veren durumlardan kaçınma davranışı.
  • Yoğun bir terleme
  • Ellerde titreme
  • Kalp çarpıntısı
  • Nefes darlığı hissi
  • Ağızda kuruluk
  • Kol veya ayaklarda uyuşma ya da karıncalanma
  • Göğüs , boyun sırt ağrısı
  • Uykusuzluk vb. uyku problemleri

Not : Anksiyete belirtileri direkt olarak kişide anksiyete olduğunu belirlemez. Bu gibi durumlarda rahatsızlıklar yoğun ve sizi etkileyen bir seviyedeyse öncelikle en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak başka bir problem olmadığından emin olunuz. Çünkü bu gibi durumlarda sağlık kuruluşunda yapılan muayeneler sonucunda herhangi fiziki bir problem olmadığı takdirde ” Anksiyete bozukluğu ” ihtimali daha olasıdır.

Anksiyete sebepleri

Anksiyete sebeplerinin kesin olarak şu sebeptendir denilemez. Ancak kişinin hayatındaki travma yaratacak düzeydeki olaylar, çeşitli olumsuz yaşantılar, kişide bulunan sağlık problemleri veya aileden gelen genetiksel faktörler yani genetik yatkınlık gibi durumlar anksiyete sebepleri arasında en çok bilinenlerdir.

Genetik sebepler : Aile içinde ki herhangi birisinde bu rahatsızlık var ise kişinin kendisinde de olma ihtimali diğer insanlara göre daha muhtemeldir.

Nörolojik sebepler : Beynimizde var olan bazı bölümler korku , kaygı ve duyguları kontrol etmektedir. Beynimizde bulunan bu bölümlerin birbirlerine hatalı bir şekilde bağlanması durumunda kaygı ortaya çıkmaktadır.

Yaşantısal sebepler : Kişinin kendi hayatında yaşadığı (özellikle de çocukluk dönemi) problemli durum ve olaylar sonucunda kaygı ortaya yoğun bir şekilde çıkabilmektedir.

Sağlık problemlerine bağlı sebepler : Kalp , solunum yetmezliği , akciğer , tiroid ya da şeker gibi problemler kaygıya sebep olabilmektedir.

NOT : Anksiyete sebepleri içerisinde çok sık görülmese de kişinin başka bir rahatsızlıktan ötürü kullandığı bir ilacın yan etkisi olarak görülebilme durumu da vardır.

Anksiyete tedavisi

Bu psikolojik rahatsızlığın çözülmesinde birden çok teknik bulunmaktadır. Bunlardan bazılarını aşağıda sizin için detaylıca sıralayacağız. Anksiyete tedavisi için en yaygın ve etkili kullanılan tedavi yöntemleri : Psikoterapi ve ilaçlardır. Ancak belirtmek gerekir ki tek başına ilaç kullanımı var olduğu sürece belirtileri azaltırken ilaç bırakıldığı çoğu zaman belirtiler benzer veya daha yoğun bir şekilde geri dönüş sağlamaktadır. Bu da uzun süreli ya da kalıcı bir çözüm üretmemektedir. Daha çok anlık olarak bir bastırma ile sonuçlanmaktadır.

Yapılan araştırmalar da göstermektedir ki eğer bu rahatsızlık kişide çok yoğun bir şekilde değilse ilaç kullanımı olmadan da psikoterapi ile kalıcı sonuçlar alınabilmektedir. Ancak belirtiler çok şiddetli bir durumda ise en sağlıklı çözüm psikoterapi ve ilacın aynı anda yürütülmesidir. Tedavi süreci sonuçlanmasına yakın ilaçlar yavaşça kesilmeye başlarken terapi ısa bir süre daha devam eder. Son aşamada psikoterapi de son bularak tedavi süreci tamamlanmış olur.

Psikoterapi yöntemleri içinde anksiyete tedavisi konusunda en çok tercih edilen ve en etkili yöntemlerden bir tanesi Bilişsel Davranışçı Terapi modelidir.

-BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ

Anksiyete tedavisinde sıklıkla kullanılan bilişsel davranışçı terapi (BDT) ; kişi de var olan olumsuz ve panik yaratan düşüncelere odaklanarak bunları olumlu ve sağlıklı düşünceler ile değiştirmeyi amaçlamaktadır. Bunu yaparken terapi esnasında birçok alt teknikte uygulamaktadır. Bilişsel davranışçı terapi, kişideki var olan olumsuz düşünceleri hedef alır ve bu düşünceleri değiştirebildiğinde aynı zaman kişinin olumsuz duygularını ve buna bağlı olarak davranışlarını da değiştirmektedir. Bu duygu ve davranışların değişimi sayesinde de kişilerde bulunan anksiyete belirtileri ortadan yavaş yavaş kaybolmaya başlamaktadır.

Bilişsel davranışçı terapinin özellikle olumsuz düşüncelerinizi hedef almasındaki en önemli adım ise kişide panik yaratan olayların düşünce değişimi ile üzerine gidebilmesini sağlamaktadır. Yani olumsuz düşünceler yerini daha sağlıklı olumlu düşünceler ile değiştirdikçe , kişi artık korkularının ve onda panik yaratan durum/olayların üzerine gidip çözümleyebilmektedir.

-İlaç kullanımı

Tedaviye destek yöntemlerinden birisi olan ilaç kullanımından bahsedeceğiz. Bu gibi psikolojik rahatsızlıklarda kişilerde var olan semptomları düzenlemek ve azaltmak için antidepresanlar, yatıştırıcılar ve diğer ilaçlar kullanılabilmektedir. Ancak hatırlatmakta fayda vardır ki ilaçlar kısa süreli rahatlamayı sağlamaktadırlar. Bu ilaçların uzun süreli kullanımı önerilmemektedir. Tam da bu nedenle psikoterapinin önemi ortaya çıkmaktadır. İlaçları psikoterapiye destek amaçlı kullanmanız bu problemin çözümünde daha doğru adımlarla ilerlemenizi sağlayacaktır.

Diğer yandan ilaçların kişilerde hafif orta veya yüksek düzeyde yan etkileri olabilmektedir. Size uygun ve etkili ilacın bulunabilmesi adına psikiyatristiniz ile görüşmeler sağlamanız önemlidir.

Yan etki görüldüğü durumlarda endişe edip ilaçları bırakıp isteğinize göre kesmeyin. Çünkü doğru ilacı bulmak için bazen bu yan etkilere sabretmek ve hemen psikiyatristinize söyleyip yeni bir düzenleme yapmak tedavi açısından doğru bir adım olacaktır.

bir yorum bırakın